İhtisas Tramvayı

Anladığım kadarıyla insanlık

Psikiyatrinin laneti*

Psikiyatri pek çok laneti barındıran bir alan.
Niye lanetli acaba? Tıbbın en dış yörüngesinde olduğu için mi? Pek çok hekim psikiyatristleri tam bir meslektaş olarak bile görmez. Örneğin Gezi Direnişi’nde bir revirdeyken sohbet ettiğimiz bir ortopedi uzmanı ısrarla benden psikolog olarak bahsetmişti. Çatışma ortasında bir revir, katar katar yaralı geliyor, önlükleri ile iki doktor sohbet ediyor ve bir doktor diğerinin psikolog olduğu düşüncesinde! Böylesine medikal bir ortamda doktor olmayı yakıştıramamıştır bana belki. Haksız da sayılmaz, ondan önce en son olarak uzmanlık sınavı sırasında doktor önlüğü giymiştim örneğin. Hekimlik ve temsil ettiği değerleri biz psikiyatristler de tam olarak özümseyemedik.
Psikiyatri ne içinde bu çemberin ne de dışında kaldığı için mi kederlenip kahroluyor? Sağlık Bakanlığı’na göre ben bir Ruh Sağlığı ve Hastalıkları hekimiyim oysa ruhu bir gün gerçekten tanımlayabilmek benim Zenon paradoksumdur. Ruh tanımına yaklaştığımı hissettiğim her hamle önceden farkında olmadığım bilinmezliklerle tanışmama da neden olmakta. Kalbin tanımını yapamayan, hatta asla yapamayacağına inanmasına karşın, karınca hac yolunda düsturu ile düşünmeye devam eden bir kardiyolog hayal edin. Acınası değil mi?
Ruhu tanımlamak için yola çıkan Freud örneğin, nöropatologdur aslında. Bildiğiniz doktor, beyin kesip teşhis koyanından. Hipnozla ilgili çalışmaya başladıktan sonra beyin yerine ruh ile ilgilenmeye başlamıştır. Kariyerinin daha erken döneminde “Bilimsel Bir Psikoloji Projesi” adında bir kitap yazmaya da niyetlenmiştir. Kitapta “şimdi ruhsal dediğimiz fenomenleri günü gelince biyoloji bilimi açıklayacak” demektedir özetle. Çağın ötesinde muazzam bir öngörü örneği! Buna karşın bir nedenle cesaretini yitirmiş, kitabı tamamlamamış, hatta taslağın da imha edilmesini istemiştir. Freud bu noktadan sonra hala hekim midir? Hekimse öğretisi olan psikanaliz nasıl hekim olmayan pek çok kişi nasıl edindi hatta kuramı geliştirdi? Ben hekimsem örneğin bana başvuran kişilerden bazılarına ilaç önermeden (biyolojik bir girişimde bulunmadan) nasıl yardımcı olabiliyorum? Bu şekilde yardımcı olduğum kişilerin özdeş bir desteği bir psikologdan da almaları nasıl mümkün olabiliyor? Mesleğe ilişkin okuduğum kitapları nasıl oluyor da psikiyatristlerden çok psikiloglar yazmış oluyor?
 CinemagraphCollection-5th_03
Psikoloji ve psikiyatrinin sıklıkla karıştırmaları tesadüf olamaz değil mi? Sıklıkla karşılaştırılmaları da sıklıkla karıştırılmalarından kaynaklanıyor elbette. O zaman psikiyatri bir ayağı sosyal bilimlerde, bir ayağı biyolojik bilimlerde olan melez bir uygulama alanıdır diyebilir miyiz? Melezliğin -hadi adını koyalım- piçliğin laneti mi bu? Psikiyatrinin soyağacını çizgisel biçimde takip etmek mümkün değil çünkü. Hatta psikiyatristler bile kendi aralarında anlaşamazlar atalarının kimler olduğu konusunda. Freud’u da Kraepelin’i de duyunca şeytan görmüş gibi olan meslektaşlar var neticede.
Çıraklık dönemimde ustalarımdan biri piç ifadesinin fırlamalığa gönderme yapmasının tesadüf olmayabileceğini söylerdi. Piç varlığını en başta meçhul babasının fırlamalığına borçludur ya, genetik mirasını da hakkı ile taşıyacaktır elbet. Fırlama babanın fırlama evladı. Toplumsal rol ya da arketiplerin şekillenme sürecinde genetik veya epigenetik etkenleri kurgulamak; ancak piç bir alandan beklenecek bir fırlamalık işte. Soyu sopu belli bir alanın fikir yürüteceği çember tanımlanmıştır ve alandaki bireylere de eğitim süreci boyunca şartlı refleksle bu çemberde fikir yürütme edindirilmiştir.
sigmund-freud_
Evet, kendi tarihini takip edememenin ve dışlanmanın hüznü vardır piçlikte. Diğer yandan zaten dışlanmış olmanın ve belki ataların da dışlanmayı göze alacak hergeleler olmasının fırlamalığı ve kendiliğindenliğini de barındırır. Psikiyatri de kendi kimliğinde dışlanmışlığı, hüznü, fırlamalığı ve kendiliğindenliği barındırıyor. O zaman kendimize soy kimliği edinerek meşruiyet kazandırma çabasını bıraksak mı artık?  Otantik kimliğimizle neler yapabileceğimize bakmanın zamanı gelmedi mi?

*http://blog.radikal.com.tr/Sayfa/psikiyatrinin-laneti-30728

One comment on “Psikiyatrinin laneti*

  1. Geri bildirim: Psikoloji vs Psikiyatri | Psikoloji ve

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Etiketler

6 7 eylul 12 eylül adalet akupunktur alkol amatem ankara katliamı anonim arketip AVM avukat aylan kurdi aynalanma bağlanma bağımlılık bebek beslenme bireyselci birgün gazetesi bonobo bonzai bottleneck hypothesis bourdieu bystander effect Cochrane Handbook for Systematic Reviews of Interventions consumerism danışan dedikodu devlet de Waal dil direniş doktor dunbar düzenleme ebeveyn yatırımı erginlenme ritüeli erkeklik ermeni esrar evrimsel psikoloji eğitim eşcinsel eş seçimi facebook fallus feminist fluctuating asymmetry FOXP2 freud fundemental attribution error fıtrat gazete geleneksel tıp genetik Gezi gezi direnişi gezi parkı haset hekim inkar intihar itaat işkence kadın kahrolsun bağzı şeyler kapitalizm kapuçin kardeş psikolojisi Karne kimlik kokain konrad lorenz kronos kubler ross kuşakaşan travma kültür lacan madımak malpraktis maskulen maslow metaanaliz metropol milgram milgram deneyi Muzaffer Şerif müzik namus obsesif oksitosin otorite panik atak paranoya parental investment paul ekman pembe otobüs pipi plasebo polis primat protolanguage psikanaliz psikiyatri psikiyatrist psikoloji psikopat psikoterapi pubmed randomize kontrollü çalışma rapunzel Reyhanlı savaş savaş transı sendika serotonin sham sosyodise stanford hapishane deneyi stereotip stereotipleme süperego sınıf tanıklık tecavüz tedavi terapi terör Theory of Mind travma twitter tükenmişlik Türkiye Psikiyatri Derneği tütün uyku deprivasyonu yas yaşlılık Zihin Kuramı Zimbardo zürafa öndil öteki özgecan üstbiliş İlaç şef şempanze şeytanlaştırma şiddet şizofreni
%d blogcu bunu beğendi: