İhtisas Tramvayı

Anladığım kadarıyla insanlık

Gör Beni Diyen Selflerin Selfiesi

darth-vader-selfie-7F98-838C-93BF

Selfieleri görmekten bıkkınlık gelmesi bir yana selfie çekenleri de görmekten bunalmış durumdayız galiba. Herkes için durum böyle ise bu selfieleri çekenler kim ve neden çekiyorlar?

Aslına bakarsanız bu selfie meme’inin de bir evrimi oldu. Önce check-in’ler ve sipariş edilen yemeklerin fotoğrafları vardı. Sonrasında tatilden kumlu ayak parmak fotoğrafları gelmeye başladı. Ardından selfie yaygınlaştı ve bir Oscar gecesindeki meşhur pozdan sonra salgın iyice tavan yaptı.

Bu tabloyu anlamak için daha gerisine gitmek gerek. Örneğin Twitter aktivitesine bakabiliriz. Yapılan bir analiz kapsamına alınan 440.000 hashtag içeren tweetin yarısının kullanıcıların en aktif %1’lik kesimi tarafından üretildiğini, o derece aktif olmayan kullanıcıların daha çok retweet ettiğini göstermekte. Facebook etkinliklerinin de özgün içerik üretmek yerine çoğunlukla “beğenmek” ve “paylaşmaktan” ibaret olduğunu varsayabiliriz. Tumblr’da da benzer bir durum söz konusu.

Bu tablo şöyle bir durum ortaya çıkarıyor. Tanımadığım birisiyle ilgili olarak sosyal bloglarında daha çok kimi retweet ettiği, kimin gönderisini paylaştığına bakarak fikir sahibi olmaya çalışıyoruz. R4BİA gönderisi mi retweetlemiş yoksa Gezi Direnişi videosu mu paylaşmış? Bunların haricindeki “orjinal” içerik de içler acısı. Kahvaltısını MADO’da mı Van Kahvaltı Salonu’nda mı yapıyor, kahvesini double expresso mu tercih ediyor, kendini “rahatlamış” mı, “yorgun” mu hissediyor… Mevcut seçeneklerden bir kombinasyon yapılıyor ve sanal kimliğimiz ortaya çıkıyor.

Elbette bu tabloda insan yok. Bu bireyin otantik kimliği nedir, ya da geröekten var mıdır, bilemiyoruz. Selfie de sosyal blogların insanı verili seçenekler arasından tercih yaparak kendini ifade etmeye zorlamasına bir tepki gibi. “Ben buradayım” demenin çaresiz bir biçimi sanki.

Bazen denizde boğulan kişilerin çığlıkları kıyıdakilere gelir de, kıyıdakiler eğlence çığlıkları zannettiklerinden yardıma gitmezler ya… Selfie de kimliğin eğlenceli görünen çığlıkları gibi sanki. İnsanın otantik kimliğinin “Gör beni/Göster beni” çığlığına kendisine bakarak yanıt vermek yerine boynu eğri fotoğraf çekip insanlara gösterme tepkisidir selfie.

Selfie çeken arkadaş; sen o tek elle çektiğin fotoğraftan da fazlasısın. Selfie çekmek yerine bu gereksinimini self’ine bakarak tatmin etmeye çalışman sana daha hayırlı olacak gibi…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

Information

This entry was posted on Kasım 20, 2014 by in radikal blog and tagged , , , , , , , , , .

Etiketler

6 7 eylul 12 eylül adalet akupunktur alkol amatem ankara katliamı anonim arketip AVM avukat aylan kurdi aynalanma bağlanma bağımlılık bebek beslenme bireyselci birgün gazetesi bonobo bonzai bottleneck hypothesis bourdieu bystander effect Cochrane Handbook for Systematic Reviews of Interventions consumerism danışan dedikodu devlet de Waal dil direniş doktor dunbar düzenleme ebeveyn yatırımı erginlenme ritüeli erkeklik ermeni esrar evrimsel psikoloji eğitim eşcinsel eş seçimi facebook fallus feminist fluctuating asymmetry FOXP2 freud fundemental attribution error fıtrat gazete geleneksel tıp genetik Gezi gezi direnişi gezi parkı haset hekim inkar intihar itaat işkence kadın kahrolsun bağzı şeyler kapitalizm kapuçin kardeş psikolojisi Karne kimlik kokain konrad lorenz kronos kubler ross kuşakaşan travma kültür lacan madımak malpraktis maskulen maslow metaanaliz metropol milgram milgram deneyi Muzaffer Şerif müzik namus obsesif oksitosin otorite panik atak paranoya parental investment paul ekman pembe otobüs pipi plasebo polis primat protolanguage psikanaliz psikiyatri psikiyatrist psikoloji psikopat psikoterapi pubmed randomize kontrollü çalışma rapunzel Reyhanlı savaş savaş transı sendika serotonin sham sosyodise stanford hapishane deneyi stereotip stereotipleme süperego sınıf tanıklık tecavüz tedavi terapi terör Theory of Mind travma twitter tükenmişlik Türkiye Psikiyatri Derneği tütün uyku deprivasyonu yas yaşlılık Zihin Kuramı Zimbardo zürafa öndil öteki özgecan üstbiliş İlaç şef şempanze şeytanlaştırma şiddet şizofreni
%d blogcu bunu beğendi: